Doğaçlama bugün klasik piyano eğitiminin dışında sayılır. Tarihsel olarak durum tam tersiydi.
On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılda piyanistten verilen bir tema üzerine anında çalması beklenirdi. Konser programlarında doğaçlama bölümleri ilan edilirdi; dinleyici bunu bekleyerek gelirdi.
Bu beceri yirminci yüzyılda hızla kayboldu. Nedeni kayıt teknolojisi ve metne bağlılık anlayışının yerleşmesidir.
Kaybın bedeli vardır. Doğaçlama yapabilen bir piyanist armoniyi kural olarak değil, ses olarak bilir.
Bu bilgi ezberi de kolaylaştırır; eserin yapısı anlaşıldığında hafıza notaya değil armoniye tutunur.
Başlangıç için karmaşık bir yöntem gerekmez. Basit bir akor dizisi seçilir ve üzerine kısa ezgiler kurulur.
Amaç beste yapmak değil, klavyede armoniyi duymaktır.
Doğaçlama çalışmasında ilk hafta yalnız bir akor dizisi kullanılır ve sağ el tek bir sesle hareket eder. İkinci hafta ritim çeşitlendirilir.
Üçüncü hafta ise aynı dizi üzerine kısa bir cümle kurulur ve bu cümle her tekrarda hafifçe değiştirilir; ilerleme bu küçük adımlarla sağlanır. Derslerimizde temel armoni çalışmaları klavye üzerinde, doğaçlama alıştırmalarıyla birlikte yapılır.