Piyano eğitiminde büyük form denince akla sonat gelir. Süit ise çoğu zaman ders programının dışında kalır.
Oysa süitin öğretim açısından belirgin bir üstünlüğü vardır: bölümleri kısadır ve ayrı ayrı çalışılabilir.
Birinci kazanım karakter çeşitliliğidir. Aynı tonalitede birbirinden farklı dans karakterleri arka arkaya gelir.
İkinci kazanım ritimdir. Her dans kendi vurgu düzenini taşır; kursiyer bunları ayırt etmeyi öğrenir.
Üçüncü kazanım artikülasyondur. Süit yazısı çoğunlukla saydamdır ve pedal fazlalığını hemen ele verir.
Dördüncü kazanım ise programdır. Bir süitten seçilen üç bölüm, dinletide kendi başına bütün bir birim oluşturur.
Süit repertuvarı yalnız erken dönemle sınırlı değildir; yirminci yüzyılda da bu forma yazılmış çok sayıda eser vardır. Form seçimini alışkanlığa bırakmamak, repertuvar planının en kolay iyileştirmelerinden biridir.
Süit bölümleri çalışılırken her dansın kendi vurgu düzeni ayrı olarak çıkarılır. Ölçü içindeki güçlü ve zayıf noktalar işaretlenir ve önce elle vurularak, sonra çalınarak yerleştirilir.
Bu hazırlık yapıldığında bölümler arasındaki karakter farkı kendiliğinden ortaya çıkar ve dinletide seçki tekdüze duyulmaz. Derslerimizde büyük form çalışmasına süit bölümleriyle başlanır, sonat sonraki aşamada gelir.