Piyano ekolleri hakkındaki yazılar çoğu zaman keskin ayrımlar çizer. Uygulamada bu ayrımlar bulanıktır.
Bunun nedeni dolaşımdır. Kayıtlar, ustaların seyahatleri ve göçler ekolleri birbirine karıştırdı.
Bugün bir piyanistin çalışında birden çok geleneğin izi bulunur.
Bu, ekol kavramını gereksiz yapmaz. Kavram hâlâ işlevlidir; ancak kimlik olarak değil araç olarak.
Araç olarak kullanmak şu anlama gelir: bir sorunla karşılaşıldığında, hangi geleneğin ona bir çözümü olduğu sorulur. Ton sorunu için ağırlık geleneği, netlik sorunu için parmak geleneği, yapı sorunu için biçim odaklı gelenek. Böylece ekol bir aidiyet değil, bir çözüm dağarcığı hâline gelir. Kursiyer için sonuç pratiktir: hangi ekolde olduğunu bilmesi gerekmez, hangi çözümü ne zaman kullanacağını bilmesi gerekir.
Çözüm dağarcığı zamanla kursiyerin kendi malzemesi hâline gelir. Karşılaşılan her yeni güçlükte önce şu sorulur: bu sorun daha önce hangi eserde çıktı ve orada nasıl çözüldü?
Bu soru alışkanlık hâline geldiğinde kursiyer, eğitmene bağımlı olmadan çalışabilen bir düzeye geçmiş olur. Derslerimizde teknik yaklaşımlar sorun-çözüm eşleşmesiyle öğretilir.