Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine ait piyano kayıtları dinlendiğinde ses tuhaf gelir; bu icra tercihi değildir. Erken kayıt yöntemi sesi mekanik olarak topluyordu ve piyanonun geniş ses aralığını taşıyamıyordu. Birinci sonuç kalın seslerin kaybolmasıdır; sol elin dokusu çoğu kayıtta duyulmaz. İkinci sonuç dinamik daralmasıdır; en yumuşak ve en güçlü sesler birbirine yaklaşır.
Üçüncü sonuç süredir; kayıt ortamı sınırlı olduğu için eserler hızlandırılarak çalındı. Bu üçüncü nokta önemlidir: erken kayıtlardaki hızlı tempolar her zaman icracının tercihi değildir. Elektrikli kayda geçişle birlikte bu sınırların çoğu kalktı ve piyano sesi tanınır hâle geldi. Bu nedenle tarihsel kayıt dinlerken kayıt tarihi bilinmelidir; yorum ile teknik sınır ayırt edilmelidir.
Kayıt tarihini bulmak çoğu zaman zor değildir; arşiv kayıtlarının künyesinde yıl ve yöntem bilgisi yer alır. Bu bilgi dinleme günlüğüne de yazılır; aylar sonra aynı kayda dönüldüğünde hangi sınırların aygıttan geldiği yeniden araştırılmak zorunda kalınmaz. Derslerimizde tarihsel kayıt dinlemesi, kayıt koşulları hakkında bilgiyle birlikte yapılır.