Kayıt teknolojisindeki süre sınırı, uzun süre repertuvar seçimini doğrudan etkiledi. Erken dönemde bir yüzeye yalnız birkaç dakika sığıyordu; bu nedenle kısa parçalar kaydedildi. Büyük eserler ya bölünerek ya da kısaltılarak yayımlandı. Uzun çalar plakla birlikte süre sınırı genişledi ve bütün hâlinde büyük eserler kaydedilebildi.
Birinci sonuç sonat ve döngü repertuvarının yaygınlaşmasıdır. İkinci sonuç bütünlük anlayışıdır; dinleyici bir eseri kesintisiz dinlemeye alıştı.
Üçüncü sonuç ise karşılaştırmadır. Aynı eserin çok sayıda kaydı yan yana bulunabilir hâle geldi ve icra ölçütleri sertleşti.
Bu üçüncü sonuç bugünkü icrayı hâlâ biçimlendirir; kayıtla karşılaştırılan bir icra, hata payına daha az yer bırakır. Bu tarih, dinleme alışkanlığının teknolojiyle nasıl biçimlendiğini gösterir.
Bu tarihin kursiyer için doğrudan bir sonucu vardır: bir eserin en çok bilinen kaydı, çoğu zaman en iyi kayıt değil, en geniş dağıtıma ulaşan kayıttır. Repertuvar çalışırken birden fazla kayıt aranması, bu dağıtım etkisinin dışına çıkmanın en basit yoludur.
Derslerimizde kayıt dinleme, karşılaştırmalı ve bilinçli biçimde yapılır.