Japonya'da piyano eğitimi, yirminci yüzyılın ikinci yarısında hızla yaygınlaştı ve kısa sürede uluslararası düzeye ulaştı.
Bu hızın üç nedeni vardır. Birincisi yaygın kurumsal yapıdır: düzey tanımları, sınav sistemleri ve öğretmen yetiştirme programları erken standartlaştı.
İkincisi erken yaş eğitimidir. Grup dersleri ve kulak eğitimi programları, okul öncesi döneme yayıldı.
Üçüncüsü ise dışa açıklıktır; öğrenciler Avrupa ve Amerika'daki kurumlara düzenli olarak gönderildi. Sonuç, teknik düzeyi yüksek bir icracı kuşağıdır. Bu modelin eleştirilen yanı da vardır: standart yükselirken yorum çeşitliliğinin daralması riski.
Eğitim açısından çıkarılacak ders çift yönlüdür. Sistem gereklidir; ancak sistem tek başına yorum üretmez.
Bu nedenle programlarda ölçülebilir hedeflerin yanına, ölçülemeyen ama gözlenebilen bir alan bırakılır: kursiyerin kendi tercihleri.
Ölçülebilir hedefler yazılı olarak tutulur: hangi dizi, hangi tempoda, hangi ay. Bu liste dönem sonunda gözden geçirilir ve karşılanmayan hedefler bir sonraki döneme taşınır.
Repertuvar tercihi ise listeye girmez; kursiyerin hangi eseri çalmak istediği her dönem yeniden sorulur ve program buna göre esnetilir. Derslerimizde ölçülebilir teknik hedeflerin yanında repertuvar tercihi kursiyerle birlikte belirlenir.