On dokuzuncu yüzyıl piyano pedagojisi, sayfalarca tekrarlanan mekanik alıştırmalar üretti. Mantık basitti: parmaklar kas gibi çalıştırılırsa güçlenir.
Bu varsayımın iki sorunu vardı. Birincisi, piyanoda ses gücü parmak kuvvetinden çok kol ağırlığıyla üretilir.
İkincisi, uzun tekrarların sakatlanma riski taşımasıdır; tendon zorlanmaları bu dönemin yaygın sorunudur. Bugün bu literatürden geriye küçük bir çekirdek kaldı: dizi ve arpej çalışmaları, kısa süreli ve dikkatli yapıldığında hâlâ işlevlidir.
Ayrım şuradadır. Alıştırma bir hedefe bağlıysa yararlıdır; alışkanlık olarak, dikkatsizce yapılıyorsa zararlıdır.
Uygulamada ölçüt süredir: günlük teknik çalışma toplam sürenin dörtte birini geçmez.
İkinci ölçüt dikkattir. Kulak devre dışıysa alıştırma yapılmamış sayılır.
Dizi çalışmasının hedefi de yazılır: bu hafta eşitlik mi, hız mı, yoksa parmak geçişinin duyulmaması mı çalışılıyor? Hedef belirtilmediğinde alıştırma tekrar hâline gelir.
Süre sınırı da uygulanır; teknik bölüm bittiğinde çalışma esere geçer, çünkü teknik ancak eser içinde karşılığını bulduğunda kalıcı olur. Derslerimizde teknik çalışma sınırlı süreyle, belirli bir hedefe bağlı olarak yapılır.