Müzik eğitiminde solfejin ayrı bir ders olarak mı yoksa çalgı dersinin içinde mi verileceği eski bir tartışmadır.
Ayrı ders modelinin üstünlüğü sistemliliktir. Kulak ve teori kendi programında, kesintisiz ilerler.
Zayıf yanı aktarımdır. Solfejde öğrenilen bilgi, çalgıya kendiliğinden geçmez.
Birleşik modelin üstünlüğü ise doğrudan bağlantıdır. Kursiyer, çaldığı eserin içindeki aralığı ya da ölçüyü orada öğrenir.
Zayıf yanı ise dağınıklıktır; program yapılmazsa bazı konular hiç ele alınmaz. Uygulamada dengeli bir çözüm yaygındır: teori ve kulak konuları çalınan repertuvardan çıkarılır, ancak yazılı bir konu listesi tutulur. Liste, hangi konunun ne zaman girdiğini gösterir ve boşluk kalmasını engeller. Böylece bağlam korunur, sistem de kaybolmaz.
Konu listesi dönem başında hazırlanır ve çalışılacak repertuvara göre sıralanır; hangi eserin hangi konuyu doğal biçimde taşıdığı önceden belirlenir. Böylece teori konusu soyut bir başlık olmaktan çıkar ve kursiyer o hafta çaldığı eserin içinde karşılığını görür. Derslerimizde teori ve kulak çalışmaları repertuvar üzerinden, yazılı bir konu planı takip edilerek yürütülür.