Tarihsel kayıtlar zengin bir kaynaktır ama doğrudan dinlendiğinde yanıltıcı olabilir.
Birinci adım tarihe bakmaktır. Kayıt hangi yılda ve hangi yöntemle yapıldı?
Bu bilgi olmadan, aygıttan gelen sınırlar icracıya atfedilir.
İkinci adım süre kontrolüdür. Erken kayıtlarda hız, süre sınırından kaynaklanmış olabilir.
Üçüncü adım tını değerlendirmesidir; kalın seslerin zayıflığı çoğunlukla kaydın sonucudur. Dördüncü adım ise asıl bilgiyi almaktır: tempo esnemeleri, cümle sınırları ve iki elin ilişkisi. Bu dördüncü başlıktaki bilgiler kayıt kalitesinden bağımsızdır ve doğrudan yorum bilgisi verir. Dinleme sırasında not tutmak yine belirleyicidir; kulakta kalan izlenim birkaç saat içinde bulanıklaşır.
Bu yöntemle dinlenen eski kayıtlar, bugünkü icra alışkanlıklarını sorgulamak için güçlü bir zemin sunar.
Dinleme sırasında bir ölçüt daha kullanılır: aynı icracının farklı yıllardaki kayıtları varsa arka arkaya dinlenir. Bir icracının kendi tercihlerinin yıllar içinde nasıl değiştiğini görmek, tek bir kaydı mutlak örnek almanın önüne geçen en etkili yöntemdir. Dinlenen kayıtlar kısa notlarla kaydedilir; icracı, yıl, kayıt yöntemi ve dikkat çeken tek bir özellik yazıldığında, birkaç ay içinde kullanışlı bir karşılaştırma kaynağı oluşur.
Derslerimizde tarihsel kayıtlar, kayıt koşulları anlatılarak dinleme programına alınır.